2026 FIFA Dünya Kupası, futbol tarihindeki en büyük devrimlerden birine tanıklık etmeye hazırlanıyor. Amerika Birleşik Devletleri, Kanada ve Meksika’nın ev sahipliğinde gerçekleşecek bu dev organizasyon, ilk kez 48 takımın katılımıyla düzenlenecek. 11 Haziran 2026’da Mexico City’deki tarihi Estadio Azteca’da başlayacak olan heyecan, 19 Temmuz’da New Jersey’deki MetLife Stadium’da oynanacak büyük finalle doruğa ulaşacak. Bu genişletilmiş formatta en çok merak edilen eşleşmelerden bazıları ise G Grubu’nda yer alıyor.
G Grubu; Avrupa’nın elit gücü Belçika, Afrika’nın yükselen değeri Mısır, Asya’nın disiplinli temsilcisi İran ve Okyanusya’nın fiziksel gücüyle tanınan ekibi Yeni Zelanda’yı bir araya getiriyor. Bu grup, sadece farklı futbol ekollerinin savaşına değil, aynı zamanda kariyerlerinin son dönemine yaklaşan efsane oyuncuların “son dansına” da sahne olacak. Grubun maçları ağırlıklı olarak Batı Kıyısı ve Kanada hattında oynanacak olması, lojistik açıdan takımlara belirli bir konfor alanı sağlıyor.
Belçika futbolunun son on yılına damga vuran “Altın Nesil”, kariyerlerindeki en kritik viraja giriyor. 2018 Dünya Kupası’ndaki üçüncülükle zirve yapan bu jenerasyon, 2026’da son bir büyük başarı elde etmek için sahada olacak. Takımın başında deneyimli teknik adam Rudi Garcia’nın bulunması, Belçika’nın oyun karakterinde daha hücum odaklı ve geçiş oyununu önemseyen bir yapıya bürünmesini sağladı.
Kırmızı Şeytanlar için kilit isimler yine tanıdık simalar olacak:
Mısır futbolu için Dünya Kupası tarihçesi, her ne kadar prestijli olsa da, henüz bir galibiyetle taçlanmış değil. 1934, 1990 ve 2018 turnuvalarına katılan Firavunlar, grup aşamasını geçmeyi başaramadı. Ancak 2026, bu kötü gidişatı tersine çevirmek için en uygun fırsat olarak görülüyor. Takımın süper yıldızı Mohamed Salah, hem Liverpool hem de milli takım formasıyla kırdığı rekorlara bir de Dünya Kupası başarısı eklemek istiyor.
Mısır’ın sadece Salah’tan ibaret olmadığını kanıtlayan bir kadro yapısı var. Premier Lig’de fırtınalar estiren Omar Marmoush ve Fransa’da gollerini sıralayan Mostafa Mohamed, Mısır’ın hücum gücünü çeşitlendiriyor. Özellikle 15 Haziran’da Seattle’da oynanacak Belçika maçı, grubun liderlik mücadelesi için belirleyici bir başlangıç olacak.
İran, Asya kıtasının en istikrarlı takımlarından biri olarak dikkat çekiyor. “Team Melli” olarak bilinen ekip, sert savunma anlayışı ve fizik gücü yüksek orta sahasıyla turnuvanın en “can sıkıcı” rakiplerinden biri olma potansiyeline sahip. İran’ın bu turnuvadaki en büyük hedefi, tarihinde ilk kez grup aşamasını geçerek son 32 turuna adını yazdırmak.
Takımın hücum hattındaki en büyük umudu şüphesiz Mehdi Taremi. Olympiacos formasıyla Avrupa arenalarında kendini kanıtlayan Taremi, milli takımdaki yüksek gol ortalamasıyla İran’ın en büyük kozu. İran’ın gruptaki kaderini, Mısır ile oynayacakları ve politik-sportif rekabetin yüksek olacağı son grup maçı belirleyecek gibi görünüyor.
2010 Dünya Kupası’nı mağlubiyet almadan tamamlamasına rağmen gruptan çıkamayan Yeni Zelanda, 16 yıllık bir aranın ardından turnuvaya dönüyor. “All Whites” lakaplı ekip, fiziksel oyun tarzı ve duran toplardaki etkinliğiyle tanınıyor. Grubun en düşük sıralamalı takımı olmalarına rağmen, 48 takımlı formatın getirdiği “en iyi üçüncüler” kuralı onlara tarihi bir kapı açabilir.
Takımın kaptanı ve en büyük gol silahı olan Chris Wood, Premier Lig tecrübesiyle takım arkadaşlarına liderlik edecek. Yeni Zelanda için gruptaki ilk maç olan İran karşılaşması, turnuvadaki tutunma çabaları adına hayati önem taşıyor.
G Grubu maçları, taraftarların yoğun ilgi göstereceği modern stadyumlarda oynanacak. İşte grubun heyecan dolu maç programı:
Günün ilk maçında Belçika ile Mısır, Seattle’daki Lumen Field’da karşı karşıya gelecek. Hemen ardından İran ve Yeni Zelanda, Inglewood’daki muazzam SoFi Stadium’da kozlarını paylaşacak.
İkinci maçlarda Belçika, SoFi Stadium’da İran ile karşılaşırken; Mısır ve Yeni Zelanda, Vancouver’daki BC Place’de puan mücadelesi verecek.
Grubun final gününde Yeni Zelanda – Belçika ve Mısır – İran maçları eş zamanlı olarak oynanacak. Özellikle Mısır ve İran arasındaki mücadele, her iki takımın da gruptan çıkma şansını belirleyebilir.
2026 FIFA Dünya Kupası’nın tüm heyecanı, Türkiye’deki futbolseverlere TRT aracılığıyla ulaşacak. TRT 1, TRT Spor ve dijital platform Tabii üzerinden tüm maçlar canlı ve şifresiz olarak yayınlanacak. Zaman farkı nedeniyle bazı karşılaşmalar Türkiye saatiyle sabaha karşı oynanacak olsa da, G Grubu’ndaki yıldız isimlerin mücadelesi ekran başındaki binlerce kişiyi bir araya getirecek.
Belçika’nın tecrübesi, Mısır’ın hırsı, İran’ın disiplini ve Yeni Zelanda’nın direnci; 2026 yazını futbol adına unutulmaz kılacak unsurların başında geliyor. Favori Belçika gibi görünse de, Dünya Kupası’nın sürprizlere her zaman açık olan doğası, her maçın ayrı bir hikaye barındıracağını garantiliyor.
Futbol dünyasının gözü kulağı artık Amerika Birleşik Devletleri, Meksika ve Kanada topraklarına çevrilmiş durumda. Katılımcı…
Futbolun evrensel dili, 2026 yılının yaz aylarında daha önce hiç olmadığı kadar yüksek sesle yankılanacak.…
Kuzey Amerika kıtasının ev sahipliğinde gerçekleşecek olan 2026 FIFA Dünya Kupası, futbolseverlere unutulmaz anlar yaşatmaya…
Arsenal’in başındaki Mikel Arteta, 2025-2026 sezonundaki etkili yönetimiyle Premier Lig’de yılın teknik direktörü ödülünü aldı.…
Trabzonspor cephesinde Felipe Augusto için konuşulan yüksek bedelli teklif, yaz döneminin en çok tartışılan başlıklarından…
TOFAŞ, 2026-2027 sezonu öncesinde başantrenörlük koltuğunu İtalyan çalıştırıcı Massimo Cancellieri’ye emanet etti. Bursa ekibi, bu…